Simav Forumu Genç Simavlıların Yükselen Sesi

Serbest Forum => Bilelim Öğrenelim => Konuyu başlatan: mor_zeybek üzerinde 11 Ekim 2009, 09:09:14



Konu Başlığı: Almanya Türkleri
Gönderen: mor_zeybek üzerinde 11 Ekim 2009, 09:09:14
Almanya Türkleri, Türkiye'den Almanya'ya göçmüş ve yerleşmiş Türklerdir. Geniş tanımı ile Almanya'da doğan Türkleri de kapsar. İlk başlarda Almancılar diye tanımlanan grup, günümüzde olumsuz bir anlam kazanan bu sıfatı benimsememektedir. Gurbetçiler tanımı ise yaşadıkları ülkede kalıcı konuma geçmiş, değişik meslekleri ifa eden ve bazıları yaşadıkları ülkenin yurttaşlığına geçen özellikle yeni nesil Türkleri tam olarak ifade etmemektedir. Geçtiğimiz 40 yıl içerisinde Türkiye'den Almanya'ya 3 milyon civarında insan göç etmiştir.

Almanya'daki yabancılar Almanca olarak öncelikle yabancı misafir işçi (Gastarbeiter) olarak adlandırılmışlardır. Alman toplumu, Almanya'ya işçi alımı ile gelen insanları sadece iş için gelen misafirler olarak görmüşlerdir. Bugün küreselleşmenin etkisiyle ve de buna bağlı olarak sosyal anlayışın gelişmesiyle "yabancı vatandaşlar" (Ausländische Mitbürger) olarak sıfatlandırılmaktadırlar.


İlkler Osmanlı devletinin meslek eğitimi için yolladığı ve Alman sanayisinde eğitim gören ve özellikle savunma sanayisinde çalışmış olan Türklerdir.

1960'larda iş gücüne ihtiyaç duyan Almanya, daha önce İtalya, İspanya, Portekiz ve Yunanistan gibi ülkelere kapılarını açmış ve sonunda Türkiye'deki insanlara da göç imkânı tanımıştır. Esas olarak bu göçmenlerin Almanya'daki maddi durumları Türkiye'dekilere göre daha iyi bir konumdaydı. Amaçları çalışıp, para biriktirerek Türkiye'ye kısa bir süre içinde geri dönmek olan bu grubun çok az bir kısmı Türkiye'ye geri dönmüştür. Büyük bir çoğunluğu ailelerini Türkiye'den getirterek Almanya'da yaşamaya devam etmişlerdir. Ancak Almanya 1973'te göçmenlere kapılarını kapatmıştır. Buna rağmen Türkler, ya yasa dışı yollardan sığınma amacıyla ülkeye giriş yapmaya devam etmişlerdir. 1980'de Türkiye'ye geri dönmeleri amacıyla yapılan mali yardımlar da bir sonuç getirmemiş, göç sürmüştür. Almanya'daki göç sorununun en büyük sebebi olarak, Almanya'nın ABD ve Avustralya'nın aksine kendisini bir "göç ülkesi" olarak görmemesi ve de uyum için gerekli önlemleri başından almaması gösterilmektedir.

Türkiye'den göç eden göçmenler Almanya'da kendilerini birçok alanda göstermiş, özellikle kültür ve ekonomi alanlarında etkin olmuşlardır. Anayurtlarına olan bağlarını Türkiye'ye yaptıkları yıllık tatillerle koparmamışlardır. Türk basınını ise gerek televizyondan gerekse gazetelerden izlemekte olup, birçoğu, Hristiyan yaşam biçiminin hakim olduğu Almanya'da, İslamî değerlere göre yaşamayı sürdürmektedir.


Almanya Türkleri 1960 ve sonrasında iş bulmak amacıyla gittikleri Almanya'da günümüze dek sayıları katlanarak yaşamışlardır ve şu anda 3'ncü nesile ulaşmışlardır. Almanya Türkleri heterojen bir gruptur. Türk Devleti bütün vatandaşlarını Türk olarak tanımladığı için, bu tanım içinde bazı farklı etnik kimlikleri de barındırır. Ancak bu grubun hemen hemen hepsi Türkçeyi ana dil olarak konuşur. Almanya'da, Kıbrıs, Suriye ve Balkanlar'dan giden, bu ülkelerin vatandaşlığında olan Türk kökenliler de bulunur.

1974 senesinde Almanya'nın petrol kırizinden sonra getirilen göçme yasağından sonra, Türk vatandaşları evlenme, aile birleşimi, kaçak veya ilticai sebeplerle yine de bir yollarını bulup gelmişlerdir. Alman devleti bunu takip eden senelerde, yeniden düzenlenen iltica, göçmen ve vatandaşlık yasaları ile bu akımı engellemek için yasal baraj koymaya çalışmışdır. İltica etmek isteyenlerin baş listesini bugüne kadar Türk vatandaşları çekmektedir.

Federal Almanya İstatistik Dairesinin 2002 sayılarına göre, Almanya'da yaşamakta olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının sayısı 1.912.200 olarak verilmektedir. Bu sayılara 2002 sonuna kadar Alman vatandaşlığına geçmiş olan toplam 565.766 kişiyi de eklemek gereklidir. Bu durumda Almanya'daki Türk nüfusunun 2.477.966, buna istatiki bilgilerin güncel olmadığından yola çıkarak tahmini 100.000 daha eklersek, 2,5 milyondan fazla olduğu söylenebilir [2].

Almanya'ya ilk gittiklerinde 'misafir işçi' olarak adlandırılmışlarsa da, bu ülkede geçici olmadıklarını söylemek mümkündür. Bugüne kadar 620 bin Türk vatandaşı (Alman İstatistikler Dairesi) Alman vatandaşı statüsündedir. Alman vatandaşlığına geçiş ile Baden-Württemberg eyaleti "vicdani test" yasasını 1 Ocak 2006'da yürürlüğe koydu. Müslümanların namus cinayetinden eşcinselliğe, tartışmalı konulara yaklaşımını ölçen test, ayrımcı ve aşağılayıcı bulunuyor.




Konu Başlığı: Ynt: Almanya Türkleri
Gönderen: Mamo_Carancho üzerinde 07 Şubat 2013, 20:32:17
Aci Vatan Almanya....Konu icin tesekkürler Mor Zeybek.

Konunun sonundaki Baden Würtemberg eyaletinin uygulamasi cok sasirtmisti hepimizi. Bende nacizane bu konu hakkinda bir yazi derlemistim. Bu yazi ayni zamanda 11.08.2009 tarihinde Simav Gazete Efem gazetesinde yayinlanmisti. Izninizle burada da paylasmak isterim.

Almanyanın Bürokratik Zulmü


Başlık uydumu bilmiyorum ama başka bir tanımlamada bulamadım.
Almanyanın Baden-Württemberg eyaletinde alman vatandaşlığına geçmek isteyen müslümanlara uygulanan “Vatandaşlığa kabul Edilme Sınav”ında sorulan soru ve atılan ithamlar, müslümaları ve türkleri en ağır şekilde aşağılıyor. Bu uygulama şu an sadece Baden-Württemberg eyaltinde yapılıyor ama yakında diğer eyaletlerede sıçraması uzun sürmez. İnşallah birileri buna bir son verir ve bu uygulama kalkar.

Bu otuz sorudan oluşan sınavı, demokrasi, özgürlük ve uyum adına yapılması utanç vericidir. Türkleri, Müslümanları barbar ve terörist diye yaftalayanlar, kendi barbarlık ve ırkçılıklarını “Toplumu Koruma” adı altında gizleyerek, türk ve müslüman düşmanlığını körüklüyorlar. Umuma birlik ve hoşgörü nidaları atanlar, çıkardıkları yasalarla adeta türklerin ve müslümanların kuyularını kazıyorlar.
Elbette içlerinde bizlere düşman olmayan sağduyulu insanlarda var ama ne yazıkki bunlar azınlıkta. Almanya’da malesef gün geçtikce türk ve müslüman düşmalığı artıyor.
Haberlerde işitmişsinizdir, Dresden kentinde mısırlı müslüman bir hanım onsekiz yerinden çocuğunun gözü önünde, hemde Adliye binasında bıçaklanarak katledildi. Yetmiyormuş gibi bir de kocası bıçaklandı. Hâla yetmezmiş gibi ölen kadın bir de hamile çıktı.
Dahasıda var. Polis, olaya engel olmak için maktülün kocasına bir el ateş ediyor. Bu vak'a sadece polisin bir yanılgısındanmı ibaret yoksa artık Almanya'da her Mısırlı, her Müslüman potansiyel birer terörist olarakmı görülüyor?

Bıçaklıyan şahıs, ölen kadının şikayet ettiği bir dazlak. Şikayet gerekcesi, kadına edilen hakaret: “Pis islamcı, terörist, def ol memleketimizden!”
Ve olay duruşma gününde yaşanıyor. Sanık adliyeye bıçak ile nasıl giriyor, onsekiz bıçak darbesi artı kocasını bıçaklaması ve bu zaman zarfında hiç bir polisin olaya müdahale edememesi ise bir muamma...

Biz dönelim Baden-Württemberg eyaletindeki vatandaşlık sınavına. Burada otuz soruyu paylaşmak fazla zamanımızı alacağından, içlerinden bir kaç tanesine göz atalım.

Sınavdaki altıncı soru: “Şu ifade hakkında ne düşünüyorsunuz; bir kadın kocasına itaat etmelidir ve etmediği takdirde kocasından dayak yiyebilir.”

Soru 13: “Hep işitiyoruzki, reşit olan kızların ebeveynleri, kızlarının bir işe girmelerini yada istediği bir erkekle evlenmelerini yasaklıyorlarmış. Sizin görüşünüz nedir? Sizin kızınız başka bir dine mensup birisi ile evlenmek isterse, yada sizin istemediğiniz bir meslek öğrense ne yapardınız?

--Aynı soruyu size sormak lazım, sizin kızınız müslüman bir türk ile evlenmek istese, siz ne yaparsınız?

Soru 19: Kızınız / Kız kardeşiniz eve geldiğinde, size sokakta cinsel tacize uğradığını söylüyor. Bu durumda nasıl hareket edersiniz?

Soru 22: Komşularınızdan birisi yada arkadaş ve yakın çevrenizden birisi terör saldırısı yaptığını veya planladığını öğrendiniz. Nasıl hareket eder, neler yaparsınız?

Soru 23: Onbir eylül saldırılarını biliyorsunuz. Size göre olayın failleri teröristmi yoksa özgürlük savaşcılarımı?

Soru 29: Düşününki, reşit olan oğlunuz size eşcinsel olduğunu ve bir erkekle beraber yaşamak istediğini söylüyor. Bu durumda ne yaparsınız?

Evet, bunlar soruların bir kaçı. Medeniyet diye baktığımız ve özendiğimiz Avrupa ve Almanya böyle. Sadece teknolojide medeni olan bu zihin, fazla söze gerek bırakıyormu bilmiyorum.
Ama kısacası, “eğer İslamdan vazgeçer, çocuklarınız eşcinsel olursa, kapılarımız sizlere sonuna kadar açık” demek istenmiyormu? AB sevdalılarına duyurulur.
Yazıma Cem Karaca’nın 1984 yılında Almayanın Köln kentinde almanca olarak çıkardığı albümünden bir dörtlük ile son vermek istiyorum. Türkce tercümesi şu şekilde:
Gel türk gel, alman birası içelim
İşte o zaman buraya hoşgeldin
Şerefe ile Allahı ayıklayalım
Ve işte biraz daha uyum sağladın.

Saygılarımla

27.07.2009 / Hückelhoven